24 Temmuz 2015 Cuma

Antik Çağ Yunan Dünyasında Tarih Anlayışı

FELSEFE Ders Notları 4
Tarih Felsefesi 1
Antik Çağ Yunan Dünyasında Tarih Anlayışı

Homeros ve Hesiodos
İlyada ve Odysseia, Homeros'un bilinen en önemli iki destanıdır. Bu destanlarda kahramanlık, din ve gelenek konuları ağırlıklı olarak yer tutmaktadır.

Hesiodos, MÖ 8. yüzyılda yaşamış olan, Antik yunan tarih düşüncesini ana hatlarıyla ortaya koyan ilk düşünürdür.

Hesiodos'un yapıtları: Theogonia, İşler ve Günler

Hesiodos; zaman ilerledikçe insanların tanrılardan uzaklaştıkları, bozuldukları ve kötüleştikleri görüşündedir. Hesiodos "İşler ve Günler"  adlı eserinde insanın geçmişi ve geleceği konusunda kendi öngörülerini ele almıştır.  

Thegonia'da evrenin oluş sürecini,  tanrıların özelliklerini ve görevlerini, insanın ortaya çıkışını ele almış, tanrıların tarihini anlatmıştır. 

Hesiodos'un Çağlar Öğretisi
Hesiodos çağlar öğretisinde çağlar ve çağların özellikleri üzerinde durmuştur. 
  • Altın Soylular Çağı - Altın Çağ: İnsanları en mükemmel olan çağ.
  • Gümüş Soylular Çağı - Gümüş Çağ: Bu çağ'da doğan çocuklar yüzyıl boyunca çocuk kaldıktan sonra başlarıdertten kurtulmayan, ölçüsüz,, saygısız, kavgacı kişiler olurlarmış.
  • Tunç Soylular Çağı: İşleri güçleri saldırmak ve öldürmek olan, korkunç, kuvvetli, sonunda birbirlerini yok etmiş olan insanların çağı.
  • Dördüncü Soy: Zeus'un yarattığı yeni nesil, tunç ve gümüş çağının insanlarından daha doğru, daha yürekli, yarı tanrısal özelliklere sahip olmuş, çetin savaşlarda büyük kargaşalarda yaşama veda etmişlerdir. Hesiodos'a göre bu nesilden bazılarını Zeus Okeanos'un çevresindeki adalara yerleştirmiş ve mutlu bir yaşam sürmelerini sağlamıştır.
  • Beşinci Soy (Demir Soyu): Hesiodos'un yaşadığı çağ. Hesiodos, beşinci soy'un, insanlarını gündüzleri didinip ezilen, geceleri kıvranan, sürekli belalarla uğraşan, çok az sevinç yaşayan kimseler olarak anlatmıştır.
  • Altıncı Soy: İnsanları en bozulmuş ve en kötü toplumlardan oluşan çağ. Hesiodos kendinden gelen soyu insanlığın çöküşü olarak görmüştür. Güçlü olanın haklı sayıldığı, kötülerin ve halaksızların sürekli arttığı bir ortamda utanma duygusu kalanlar tanrılara sığınırken, insanlar acılarla baş başa kalacaktır.
Pindaros
Pindaros, Olympian Odes'da Rodos'un efsaneye dayalı tarihini anlatmıştır.Pindaros Antik Yunan medeniyetinin ozan - düşünürlerindendir.  İlk kez tarih olaylarını zaman boyutunda değerlendirmiştir.

Pindaros, ailelere, olimpiyatlara, devlete fazlaca yer ayırdığı tarih anlatılarında ele aldığı konular çerçevesinde ortaya çıkan sorunları, konuyla ilgili efsaneleri tekrarlayarak aşmaya çalışmıştır.
Pindaros'un şiirlerinde ortaya çıkan unsurlardan biri de tüm boyutlarıyla zamandır.

Pindaros eski dithrambos yazarlarını uzun ve zor anlaşılı dilleri nedeniyle eleştirmiş ve yenilikçilerin oraya çıkacağını savunmuştur.

Tanrı Dionisos'un onurunu söyleyen, onun yaşamından, acı tatlı serüvenlerinden söz eden, kimi kez ciddi kimi kez de açık saçık ezgiler, iki kez doğan anlamına gelen  Yunanca sözcük Dithrambos'dur.
Pindaros'a göre gelecek hakkında kehanette bulunmak anlamsız ve yersizdir.

Pindaros'a göre efsaneler bizleri aldatan ustaca düzenlenmiş hikayelerdir. Şairin görevi ise hakikati araştırmaktır.

Geleneklerin değişken olduğunun farkına varmış ve geleneğin dünyanın yöneticisi olduğu görüşünü ileri sürmüştür.
Sofistlerden sonra Yunan Tarihçiliği ve Yazıcılığı
Cole'ye göre Antik Çağ Yunan  toplumunun tarih düşüncesi, efsaneye dayalı açıklama biçimi ve İyonya bilim anlayışı çerçevesindeki araştırma esası üzerine kurulan empirik bakış açısı olmak üzere iki temel zihniyetten oluşmaktadır.

Kozmogoni, Antik Yunan dilinde evren, düzen anlamına gelen, evrenin kökeni hakkında ortaya atımış bilimsel kuram ya da efsane temelli açıklama anlamında kullanılan terimdir.

Guthrie'ye göre, Sofistler insan evrimini görmüş, kültüre ve toplumun gelişmesine yönelik ilgileri ve görüşleri olan, bunları ele almada felsefeciler arasında ilk olan düşünürlerdir. 

"İnsan her şeyin ölçüsüdür.; olanların, olduklarının, olmayanların, olmadıklarının" sözünün sahibi Protagoras'dır.

Protagoras'a göre, insan ve onun yetileri, var olanların oldukları, var olmayan şeylerin ise olmadıkları konusunda biricik ölçüttür.
Toulmin'e göre felsefenin metafizik yoluna girmesi doğal bilimlerin tarihsel görünüşten ziyade kuramsal fizik - matematik yönünde gelişmesine zemin hazırlamıştır.

Herodotos
Herodotos edindiği  bilgiyi değiştirmeden aktarma ve gerekmedikçe kişisel görüşlerini aktardığı olaylara katmama gibi özellikleriyle, tarih yazıcılığında rastlanan ilk farklı modeli oluşturmuştur.

Herodotos'un Halikarnassos olarak andığı yer günümüzde Muğla - Bodrum'dur.

Barbar, Eski Yunancada yabancı bir devletten/toplumdan olan Yunanca konuşmayan anlamlarında kullanılmış bir terimdir.
Herodotos yazılı belgelere dayanarak tarih olaylarını değerlendirme konusunda bir ilktir.

Herodotos tarih aktarımındaki bakış açısını, "Ödevim, bana anlatılan neyse onu vermektir. İnanmaya gelince hiç bir şey beni buna zorlayamaz ve bunu bütün anlattıklarım için söyüyorum" sözleriyle dile getirmiştir.

Herodotos'un Historein Kavramı: İnsanların ve insan topluluklarının başından geçenleri kaydetme yoluyla edinilen bilgi.

Herodotos birincil kaynakları her durumda ikincil olanlara üstün tutması ve farklı söylentileri karşılaştırırken eleştirel olmasına karşın, Atina geleneğine karşı tutumunun etkisinden tamamiyle kurtulamamıştır.

Herodotos tarihin babası olarak kabul edilmektedir.

Herodotos'u özgün ve öncü bir tarihçi kılan yönleri:
  • Karşıt düşünceleri görmezden gelmemesi
  • Yazılı belge elde ettiğinde belgeye bağlı kalarak değerlendirme yapması
  • Bilginin yetersiz kaldığı durumları açıkca belirtmesi
  • Yorumlarını işin içine kattığında yalnızca beğenilerine ve hayranlıklarına değil de çirkin ve tuhaf bulduğu olaylarada yer vermesi
Thukydides
Bilinen tek eseri Peloponnesos Savaşı'dır. Ekonomik etkenleri iç savaşların nedeni olarak gören ilk tarihçidir. Ekonominin değişimler ve savaşlar üzerindeki etkililiği yönlü savını gerekçelendirmek üzere, Truva Savaşı sonrasında müstemleke olayının artmasını araştırmış, bu olayı ekonomik nedenlere bağlamıştır.

Tiran: Halkını silah gücüyle yöneten, kendini toplumunun üzerinde görerek vatandaşlara karşı sorumluluk taşımayan, zorba yönetici olarak tanımlanmaktadır. Tiranlık, Platon ve Aristoteles'e göre, monarşinin bozulmuş yozlaşmış biçimidir.

Platon
Polis: Yunancada asıl anlamı şehir olan fakat Antik Çağ Yunan dünyasında şehir devleti anlamı da yüklenmiş, siyasal bir terimdir. Platon, Polis'i sonuna kadar savunmuştur. 

Platon felsefesinin olduğu kadar, tarih anlayışınında kavramlarının başında ruh gelmektedir.

Platon'a göre ruh, hem ilk yaratılan varlık hem de tüm değişim ve dönüşümlerin başlıca nedenidir.

Platon'un ruha yüklediği temel özellikler: Ölümsüzlük, Maddesizlik, Görünmezlik 

Platon'a göre Ruh'un ana bileşenleri: Ruh, Tutku, Cesaret ve Akıl

Platon'a göre insanın mutlu yaşaması için ruhun bölümleri arasında, devlette ve kurumların düzen ve uyumun olmasına bağlıdır.

Platon'un tarih metafiziğinde belirleyici ilke olarak insanın kökeni, insanın amacıve tarihte ilerleme olup olmadığı sorularına felsefece temellendirilmiş yanıtlar bulma kaygısı vardır.

Tarih metafiziği temelde insanı bütünlüklü bir yapı olarak ele alıp tarih bağlamında ortaya koyan düşünce tarzıdır.

Platon, Timaios, Kritas ve  Devlet Adamı diyaloglarında; kendi yaşadığı dönemin insanlarını, bir felaket sonrasında yaşama tutunmayı başarabilen kişilerin torunları olarak nitelemiştir.

Devlet Adamı eserinde insanlığın tarihin çeşitli aşamalarında bozulmalarına karşın insanın gerçekte mükemmel olduğuna  işaret eden düşünceler ortaya koymuştur.

Dialektike; Platon'da felsefece düşünmenin bilgisine, bilginin gerçek nesneleri olan ideaları kavram yoluna yönelten bir yöntemdir.

Sokrates diyalektiği, karşıtlıklar içinde yol alan karşılıklı konuşma ve bizi ahlak kavramlarının tanımlarına vardıracak bir yol olarak görmüş ve  bu biçimde kullanmıştır.

Platon'a göre ideala değişmeyen şeylerdir.

Doğru bilgi yalnızca ideaları bilme yoluyla edinilebilir.

Theoria - Historia Karşıtlığı
Doğan Özlem'e göre historein terimi Yunancanın İyon lehçesinde bildirme, haber alma yoluyla bilgi edinme anlamında kullanılmıştır.
Thukydides'e göre historein, geçmişteki olayların aktarımı ve kaydından ibaret değildir. Geçmişte kalan insan ve toplum olaylarını değerlendirme ve yorumlama etkinliğidir.

Aristoteles historeini şiir ve sanatının altında bir edebi tür olarak kabul etmiştir. Ve Theoria etkinliği olan felsefenin karşısına koymuştur.

Theoria'nın Yunancadaki anlamı görme olsa da felsefede bu terimi aklın gözüyle görme, deneyimden bağımsız olarak düşünülenler alanındaki değişmeyenleri görme anlamları yüklenmiştir.

Aristoteles; bilimsel düşünüşe bilimsel sınıflamasına yol açan, bütün bunlardan öte mantık adlı yepyeni bir bilgi alanının varlığını keşfeden ve temellendiren bir filozoftur.

Aristoteles'e göre bilgi alanları:  
  • Teorik Bilgi: Teorik bilgiyi, bilgiyi başka bir şeyin aracı değil de başlı başına kendisi için bir amaç olarak gören fizik, matematik ve metafizik gibi disiplinler oluşturur.
  • Pratik Bilgi: Pratik bilgi kapsamında etik, politika, ekonomi gibi insan yaşamındaki eylemlerle ilişkili iyinin nasıl elde edileceğini araştıran disiplinler girer.
  • Poietik Bilgi: Anlamca bilimlerin karşısına konmuş olan güzel sanatları yani insan ürünü şeyleri kapsar. Tragedya, Müzik, resim, heykel gibi alanlar poietik bilgi alanına girmektedir.
Peri Poietikes (Şiir Sanatı Üzerine) eseri Aristoteles'e aittir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Copyright 2013-2017 | İbrahim BAYRAKTAR /dev/null Web Günlüğü