13 Nisan 2015 Pazartesi

El-Kindi

FELSEFE Ders Notları 2
Ortaçağ Felsefesi II
El-Kindi


İlk islam filozofu ünvanı alan Sabbah El-Kindi'dir. Irak / Kufe şehrinde doğmuştur. Kelam hareketinin Mutezile elinde bağımsız bir ilim olarak şekillendiği dönemde yaşamıştır. Simyanın bir aldatmaca olduğunu ortaya koymuştur. Işığın yayılma ve yansımasıyla yanan/yakan aynaların yapımına dair eserleriyle de optik alanın öncü olmuştur.  Abbasi halifelerinden yakın ilgi ve destek görmüştür. Sarayda Astronom ve Astrolog olarak müneccimlik görevinde bulunmuştur. Eserlerini aralarında yakın bir dostluk ilişkisi bulunan halife Mutasım'ın oğlu Ahmed'e ithaf etmiştir.  277 civarında eser kalem almıştır. Bu eserler Tıp, Matematik, Astronomi, Metafizik, Siyaset, Psikoloji, Diyalektik, Astroloji ve kehanet vb. dallardadır. 

Halife Memun'un 215/830 da kurduğu Beytül Hikmedeki Bilgin Kaşif ve Mütercimler kadrosu içinde yer almayı da başarmıştır.

Meşşai felsefesinin ilk temsilcisidir.

McCarthy'nin tesbitlerine göre Kindi'nin eserlerinden 17'si Latinceye, 4'ü İbraniceye, modern dönemde ise 5'i Almancaya, 4'ü İtalyancaya, ikişer tanesi de İngilizce ve Fransızcaya tercüme edilmiş; böylece Kindi hem Orta Çağ hem de modern dönem Avrupasında tanınmış ve etkili olmuştur.

Kindi felsefeyi "insan sanatlarının en üstünü ve en değerlisi" olarak görür. Bu disiplini eski Yunan'ın iki büyük filozofu Platon ve Aristoteles'in Arapçaya tercüme edilen eserleri ile Platinus'un Enneadlar adlı kitabını IV-VI. bölümlerinin Esulucya adıyla Arapçaya yapılan çevirisi üzerinden tanımış kendiside aynı konuda İlk Felsefe Üzerine (Kitap fil-felsefetil-ula) adıyla bir eser kaleme almıştır. Kindi Aristoteles'ten etkilenerek "Varlık Metafiziği" ve Platinus'tan esinlenerekte "Birlik Metafiziği" yaptığı söylenebilir.

Kindi felsefe disiplinlerini sınıflandırırken varlık alanlarını dikkate alır.Bilgiye konu olan varlıklar aşağı, orta ve yüksek olmak üzere üçe ayrılır. İnsanında içinde bulunduğu doğal varlıkları konu alan fizik aşağıda, matematik ortada, metafizik ise yüksekte bulunmaktadır. 

Kozmi varlığıda değişen ve değişmeyen şeklinde iki kısma ayıran Kindi'ye göre, fizik  (tabiiyyat) değişen, metafizik (mabadet-tabiiyyat) ise değişmeyen varlıkları araştırır.

"Niçin" sorunusun varlığın gaye sebebini araştırdığını belirten Kindi'ye göre, varlığın gaye sebebide  sebebler sebebi, gerçek ve mutlak sebeb dediği Allah'tır.

Hakikat: Bir şeyin dış dünyadaki nesnel gerçekliği
Mahiyet: Zihindeki tümel kavramı
Hüviyyet: Nesnel gerçekliklerin bellli niteliklerle birbirinden ayrılması

Kindi hakikat ile hüviyyeti birlikte ifade edecek şekilde "inniyyet" terimini kullanmıştır. Buna göre filozof duyularla algılanan nesnelere ve şahıslara ait tikel gerçeklikleri "inniyyet", varlığın akılla idrak edilen cins ve türlerine ilişkin tümel gerçeklikleri de "mahiyet" terimiyle ifade etmiş olmaktadır. 

Ona göre mahiyeti olan her şeyin gerçekliği (inniyyet) vardır.

Platon'un değişim ve dönüşümden uzak gerçeklik olarak gördüğü "idea"ya karşı Aristoteles'in "cevher" kavramını ortaya koymuştur. Kindi'nin "her gerçekliğin altında yatan gerçeklik" (tinetü küllit-tine) olarak adlandırdığı cevher, "kendi kendine yeterli olan, arazlarıtaşıdığı halde kendisi değişmeyen, niteleyen değil nitelenendir". Bir başka deyişle "Cevher, kendi kendine var olan, var olmak için başkasına muhtaç olmayan, değişiklikleri taşıdığı halde özü itibariyle değişmeyen ve bütün kategorilerle nitelenendir."


Kindi'ye göre varlık ve oluşun ilkesi durumundaki heyula(ilk madde) ile suret(form) aynı zamanda güç ve fiilide ifade eder. Salt güç ve imkan halini temsil eden ilk madde çeşitli formları kabul edecek kıvamda olduğu için edilgin/pasif ilke, her çeşit niteliği kabul edip kendisi nitelik olmadığı için  de bir cevherdir.

Evreni bir organizma gibi canlı ve akıllı olduğu fikrini benimseyen Kindi bu anlayışını "bütünüyle kozmik varlığı tam teşekküllü bir canlı gibi tasarlayabilirsin; çünkü o, arasında boşluk bulunmayan tek cisimdir." ifadesiyle dile getirir.

Tarifler Üzerine adlı risalesinde çeşitli felsefe tanımlarına yer vermekle beraber, İlk Felsefe Üzerine  adlı eserinde "felsefe insanın gücü ölçüsünde varlığın hakikatini bilmesidir." şeklindeki tanımı öne çıkarır. Ona göre filozofun amacı hakikati bilmek ve ona göre davranmaktır.

Kindi Nefsin üç ayrı tanımını yapmıştır: 
  • Canlılık yeteneği bulunan ve organı olan doğal bir cismin tamamlanmış hali
  • Güç halinde canlı olan doğal bir cismin ilk yetkinliği
  • Kendiliğinden hareket eden akli (manevi) bir cevher olup bir çok güce sahiptir. 
Bu tanımlardan ilk ikisi Aristoteles'in ruh anlayışını yansıtırken üçüncüsü Pisagor ve Platon'dan bu yana spiritüalistlerin benimsediği bir görüşü ifade etmektedir.

Kindir bilgiyi ifade etmek için El ilm ve El marif tarimlerini kullanmıştır.

Kindi de bilgi teorisini klasik konuları olan bilginin kaynağı , bilginin değeri gibi meselelerle uğraşmış, duyu algıları , akıl , sezgi ve vahiy gibi meselelerin bilgi teorisi ile ilişkisi bağlamında ele almaya çalışmıştır. 

Kindi ilimleri çeşitli açılardan farklı şekillerde sınıflandırmıştır. Kindi ilimleri öncelikle dini ve insani olmak üzer ikiye ayırır:

İnsani İlimler: Felsefenin çatısı altında toplanmış olup biri doğrudan ilim, diğeri başka ilimler için bir alet ve bir başlangıç sayılmak üzere başlıca ikiye ayrılır. Doğrudan İlim olanlar da teorik ve pratik diye ikiye ayrılır. Teorik sayılanlarda altta fizik, ortada psikoloji, üstte metafizik bulunmaktadır. Psikoloji bir yönüyle fizyolojiye bağlı, bir yönüyle de metafiziğe açık olduğundan fizikten metafiziğe geçişe bir aracı ve bir eşik durumundadır. 

Kindi'ye göre Allah nefsi, latif olmayan madde ile latif olan metafizik arasında bir mertebeye koymuştur. Böylece fizikten metafizik bilgiye geçmek mümkün olmaktadır.
Pratik İlimler:  Ahlak ve Siyasetten oluşur. Başka ilimlere giriş için kullanılan araç ilimleri de mantık ve matematik olmak üzere 2 ye ayrılır. Kindi'ye göre aritmetik, geometri, astronomi ve musikiden oluşan matematik ilimleri bilmeyen bir kimse felsefeyi öğrenemez.

Kindi'ye göre Akıl: Varlığın hakikatini kavrayan basit (yalın) cevher.

Kindi, duyu ve akıl dışında sezginin de bir bilgi kaynağı olduğunu savunur. Ona göre arınıp saflaşan nefis (ruh-zihin) doğrudan bilgi edinme imkanına kavuşur ki varlığa ait tüm bilgi formları onda belirmeye başlar. Filozof, nefsin arınmışlık ve saflığı ile doğrudan ve daha net bilgi edinmesi arasında bir doğru orantının bulunduğundan söz ediyorsa  da onun işaret ettiği arınmada, mistik sezgiden farklı olarak arınan nefsin bilgiyle aydınlanması boyutu vardır. Dolayısıyla bir rasyonel sezgiden söz ettiği anlaşılan filozofa göre ruhu ve zihni arınmış olan kişilerin gördüğü rüyalar genellikle doğru çıkar.

Vahyin insan için mümkün, gerekli ve güvenilir bir bilgi kaynağı olduğu fikrini savunarak epistemolojik zeminde temellendiren ilk filozof Kindi'dir.

Varlık Hakkında araştırma ve bilgi edinmek için cevaplanması gereken sorular:
  • Varmı/dır?, 
  • Ne/dir?, 
  • Hangisi/dir?, 
  • Niçin/dir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Copyright 2013-2017 | İbrahim BAYRAKTAR /dev/null Web Günlüğü