4 Eylül 2014 Perşembe

Bilgi Üzerine İlk Düşünceler

FELSEFE Ders Notları 2
Epistemoloji
Bilgi Üzerine İlk Düşünceler
  • Felsefenin bilgi kavramı ile uğraşan dalına EPİSTEMOLOJİ denir.
  • Felsefenin en temel disiplinlerindendir.
  • Dilimize bilgibilim, bilgi kuramı veya bilgi felsefesi olarak da çevrilmektedir.  
  • Yunanca episteme ve logos  kelimesinin birleşiminden oluşan epistemoloji deyiminde yer alan logos açıklama, gerekçe , mantık, söz ve bilim gibi anlamlara gelmektedir. 
  • Episteme genelde bilgi  olarak çevrilir.   
  • Deneyimsel, gözlemsel ve deneysel boyutta iş gören bilimlerden oldukça farklı yapıdadır.  
Epistemoloji ile meşgul olan ilk filozof Platon olmuştur. Sonra Antik Yunan'da başta Aristoteles ve Pyrrhon benzeri Yunan kuşkucularıyla, Orta Çağ'da Aziz Augustinus , Aqiuinalı Thomas ile İbn Sina ve Farabi gibi filozoflar bilgi konusunu enine boyuna ele almışlardır.

Yeni Çağ boyunca ve özellikle 17. ve 18. Yüzyıllarda  epistemoloji, felsefenin en dinamik ve zengin alanı haline gelmiş ve o dönemde bilgi sorunsalı üzerine önemli yaklaşımlar ve tezler sunulmuştur.

Epistemoloji asıl uğraş alanı felsefe olmayan insanları da ilgilendiren yönler barındırmaktadır. 

Bilgi, üzerinde konuşmaya değmeyecek kadar "açık" ve "yaşamın içinde barınan" bir unsur veya olgu olarak kendini gösterir.

Aristoteles (M.Ö. 384-322), bitkilerin, hayvanların ve insanların kendiliklerinden hareket veya değişim yaratabilme yetisine  sahipken, taşların ve kayalıkların kendiliklerinden devinim veya değişim yaratabilme kapasitesinden yoksun olduklarını gözlemlemişti.

Biz insanların dünyanın etkilerine bilinçli bir şekilde açık canlılar olmamızın sonuçlarından biri, bilgi edinebilen, bilgi yoluyla karmaşık işler başarabilen varlıklar olmamızdır. 

İnsan fiziksel bir bedene sahip olması itibariyle fiziksel dünyanın diğer nesneleri arasında bulunan, ancak diğer varlıkların yapamadığı bir takım özel işlevleri gerçekleştiren bir varlıktır. Bilmek, bilgi sahibi olmak, bilgiyi işleyerek yeni bilgiler ve dünyevi değişimler yaratmak insanın temel işlevleri arasındadır.

Üç çeşit "temel" ve "basit" farkındalık olduğu söylenebilir. İç Hallere yönelik farkındalıklar, çevreye yönelik içgüdüsel farkındalıklar ve deneyimleyerek bedenin pratik yapması sonucu ortaya çıkan farkındalıklar.

İnsanların sahip olduğu dünya bilgisi, hayvanlarınkinden farklı olarak dilsel ve kavramsaldır.

Yunanca bir deyim olan "logos" , biyo-loji, psiko-loji, epistemo-loji gibi disiplin adlarında son ek olarak da yer alır ve "açıklama", "gerekçe", "sebep", "matık", "bilim", "kelam" gibi değişik anlamlara gelir. Logos, en genel anlamıyla, "akla ve akılcılığa ait olan" ile ilintilendirilmiştir. 

İnsanın sahip olduğu bilginin en önemli niteliği logos içermesidir. Logos temel olarak mantık, akıl, gerekçe ve söz gibi kavramlarla ilişkili bir deyimdir. 
İnsan bilgisinin hayvansal farkındalıklardan farklı olarak logos barındırdığını düşünmek, insana özgü bilgilendirmenin temel olarak kavramsal, sözel ve gerekçelendirmeye açık bir yönünün olduğunu söylemeye karşılık gelir.

Enformasyon bilgi açısından hammadde olma anlamı taşır. Öznelerin zihinsel bir durumu olan bilgi  içeriği nedeniyle nesnel bir yön taşır. Bilginin üç farklı anlamda değeri olduğu söylenebilir. Bilginin yaşamsal veya türsel değeri, pratik ve araçsal değeri ve bilginin öz değeri.

Bilginin değeri konusunda en temel düzeyde belirtilebilecek husus: Dünyaya dair bilgimizin en kritik işlevlerinden biri, dış etkenlerle baş etme, doğadan gelecek tehditlere karşı bireyin yaşaması ve türün devamının sağlanması yönünde etkin rol oynamaktadır.

Bilgi yaşamsal ve türsel nedenlerden dolayı değerlidir.

Bilgi pratik veya ereksel nedenlerden dolayı değerlidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Copyright 2013-2017 | İbrahim BAYRAKTAR /dev/null Web Günlüğü